Kas 17, 2016
33 Views
0 0

Mimar Sinan’ı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak Tarihsel Vakalar, Ile alakalı Efsaneler ve Eserleri

Written by
Mimar Sinan'ı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak Tarihsel Olaylar, Hakkındaki Efsaneler ve EserleriOsmanlı’nın her anlamda dünya evveliyatına damgasını vurmuş olduğu devrin mühim figürlerinden Sinan, aslen Kayserili bir devşirmedir ve aslolan uzmanlığı askeri yapılardır. Kısaca günümüz ordularında istikham subaylarının üstlendiği vazife ile devlet hizmetine adım atmıştır. Dehasını ortaya koyarak basamakları süratli bir halde tırmandığında Mimarbaşı olarak yaşamının büyük bir bölümünü mimarlıkla geçirmiştir. Tarihimizin en mühim figürlerinden olan Mimar Sinan’ı tarihsel vakalar ve efsaneler üstünden daha derin tanıyalım.

Mohaç Meydan Savaşı

Ağırnaslı Sinan tarih sahnesinde ilk kez bu harpte isminden söz ettirdi diyebiliriz. 13 günde inşa etmeyi vaat etmiş olduğu köprüyü söz verdiği süre içinde Kanuni’ye sunan Sinan, bu şekilde dehasını ilk kez gün yüzüne çıkartma şansını elde etti ve savaşın kazanılması noktasında oldukça büyük rol oynadı. Köprü için kullandığı teknik o günün yaklaşımları açısından en kolay anlamda yenilikçi olarak nitelendirilebilir.

Süleymaniye Cami

Sinan’ın kalfalık eseri olarak adlandırdığı bu eserinde kendisinden imparatorluğun enerjisini ve büyüklüğünü yansıtması istenmişti. Dört minare ve on şerefe; Kanuni’nin İstanbul’un fethinden sonraki dördüncü ve toplamda da onuncu padişah olmasını sembolize eder.

Nargile Efsanesi

Süleymaniye Cami inşaatın gecikmesi ile beraber Kanuni’nin çevresindekiler Sinan hakkında negatif görüşler bildirirler ve hakkında kara propaganda çalışmalarına başlarlar. Kanuni’nin kulağına Sinan’ın cami inşaatında nargile içtiği söylentisi çalınmıştır ve Kanuni bu durumu yerinde gözlemlemek ister, fazlaca sinirlidir. Sinan’ın söylentilere uygun olarak cami inşaatının merkezinde nargile içtiğini gözleri ile görür ve yaklaşarak, sinirle bunun hesabını vermesini ister. Kısa vakit içinde Sinan, nargileyi bir ses deposu olarak kullandığını ve Anadolu’dan getirmiş olduğu turşu fıçılarını dört bir yana koyarak sesin yayılması için bir seviye kurduğunu uygulamalı olarak anlatır.

İs Odası

Elektiriğin olmadığı bir dönemde devasa bir yapıyı aydınlatmanın yolu mumlar ya da kandillerdi. Sadece kapalı alanda bu mum ve kandillerin ürettiği is o devrin mimarlarının karşısına büyük bir mesele olarak çıkıyordu. Sinan, Süleymaniye’nin kubbesinde inşa etmiş olduğu is odası ile tüm yapı içindeki isi bu odaya yönlendirmeyi başardı ve bununla beraber bu isten kalitesi oldukça üstün mürekkep üretti.

Yumurta Kıtlığı Efsanesi

Sinan büyük bir inşaata başladığında efsaneye gore tüm Anadolu’da yumurta kıtlığı yaşanırdı. Bu kıtlığın sebebi Sinan’ın inşaatlarının temelinde kullandığı yumurta akından yapım etmiş olduğu harçtı.

Mektup Efsanesi

Mimar Sinan’ın en oldukça malum eserlerinden kabul edilen Şehzade Cami’nin 1990’lı yıllardaki restorasyon çalışmalarında Sinan tarafınca kaleme alınan bir mektup bulunmuş olduğu iddia edildi. Bu mektupta caminin restorasyon çalışmalarına gereksinim duyulacağı zamanı 400 yıl evvelinde tahmin eden Sinan’ın, hammadde ve yapı teknikleri mevzusunda kendinden 400 yıl sonrasında bu yapıda çalışacak mimar ve mühendislere zarif bir dil ile yol gösterdiği söyleniyor.

Ayasofya’nın Mimar Sinan Üstündeki Tesiri

Sinan’ın mimarbaşı makamına gelmesi ile beraber tüm yaşamını Ayasofya’yı anlamaya adamış olduğu söylenir. O şekilde ki. Ayasofya’nın elde olan planları üstünde emekler yapmış olduğu biliniyor. Ayasofya’nın Sinan üstündeki tesirini görmek isteyenlere İstanbul Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Cami’yi incelemeleri önerilir. Zira bu iki yapı birbirinin ikizi olarak nitelendiriliyor.

Selimiye Cami

Sinan’ın Sarı Selim’in emri ile oldukça sevilmiş olduğu Edirne’de inşa etmiş olduğu bu eserinde mimarlık ve mühendislik disiplinlerine ders durumunda yenilikler katmış olduğu biliniyor. Bilhassa zamanının ötesinde geliştirdiği kubbe sistematiği bu yapıyı eşi olmayan kılıyor. Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı bu eserde esneyip, hareket edebilen minarelerin oturmuş olduğu temeller günümüz bilim adamları tarafınca halen tam olarak anlaşılabilmiş değil. Konumu itibariyle Edirne’nin her yerinden görülebilen Selimiye, bilhassa orduları sefere çıkarken uğurlayan, sefer dönüşünde de selamlayan bir özelliğe de sahipti.

Ters Lale Efsanesi

Selimiye’nin içindeki bir sütunda yer edinen gizemli ters lale aslen bir efsaneye işaret ediyor. Efsaneye nazaran caminin inşaatının düşündüğü bölgede denk gelen bir lale bahçesinin sahibi uzun bir süre malını satmamakta ısrar etmiştir. Sinan bu inatçı mal sahibini caminin içinde bir lale figürü yaparak ikna etmiştir. Cami içindeki lale figürü bu lale bahçesini temsil ederken, figürün ters olmasının sebebi de gene bu mal sahibinin ters karakteriyle açıklanmaktadır.

Aşkın İspatı

Sinan’ın Kanuni’nin tek kız evladı Mihrimah Sultan’a derinden bir aşk ile bağlı olduğu iddia edilir. Bu aşkını İstanbul’un iki yakasına inşa etmiş olduğu iki cami ile ölümsüz kılmıştır. Bu iki caminin arkasında inanılmaz bir ileti ve Sinan’ın dehası gizlenmiştir. Mihrimah’ın kelime anlamı olan ay ve güneş bu gizli saklı mesajın çıkış noktasıdır. Hem de Mihrimah Sultan’ın doğum günü olan, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart gününde Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami’nin iki minaresi arasından güneş batarken, Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Cami’nin iki minaresi arasından ay doğar.

Article Tags:
· · · · ·
Article Categories:
Mimarlık tarihi
http://www.dubidk.com

Archizula.com 'un kurucusu.Mimarlık mesleğine dair merak edilenleri kendi penceresinden yorumlayarak okuyuculara ulaştırıyor.Aynı zamanda kişisel blogunda da yazılar yazıyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: